BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 52,55 -0,57 273.260.000.000,00
ALBRK 6,18 0,16 15.450.000.000,00
GARAN 114,00 -2,65 478.800.000.000,00
HALKB 20,30 -3,15 145.850.994.252,60
ICBCT 12,83 -0,23 11.033.800.000,00
ISCTR 12,02 -2,28 300.499.639.400,00
SKBNK 5,06 2,43 12.650.000.000,00
TSKB 10,99 0,18 30.772.000.000,00
VAKBN 23,26 -0,94 230.644.334.624,98
YKBNK 24,02 -0,58 202.898.171.841,68

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaPara PiyasaYATIRIM ARAÇLARININ ROTASI ----

YATIRIM ARAÇLARININ ROTASI

YATIRIM ARAÇLARININ ROTASI
16 Temmuz 2009 - 22:49 www.finansingundemi.com

Yatırım araçlarının rotasını inceleyen Ekonomist Dergisi'nin haberinde hangi yatırım araçları öne çıkıyor?

Risk alabilenlere borsa alamayanlara mevduat Yüzde 11.5’lara gerileyen bono bileşik faizleri, ekonomik büyümeyi sağlamak adına MB’nın faiz indirimine devam edeceği beklentisiyle yüzde 11’leri zorlayabilir. Borsa ise bankaların ikinci çeyrekte de yüksek kar açıklayacağı beklentisiyle 37.000’lerde tutunuyor. Faizleri tahvil-bonoya göre daha yüksek olan mevduat ise borsanın riski de dikkate alındığında en cazip yatırım aracı olarak öne çıkıyor. Kayhan Öztürk/Ekonomist Yurt dışında global krizde “ikinci dalga” konusu ciddi biçimde tartışılırken, son aylarda olumlu bir havanın estiği piyasalar kritik bir eşiğe gelmiş durumda. 37.000’li seviyelere ulaşan İMKB bir türlü beklenen düzeltmeyi yapmazken, tahvil-bono bileşik faizleri ile Merkez Bankası’nın (MB) gecelik borçlanma faizinin belirlediği fonlama maliyetleri arasındaki fark 2 puanla tarihi düşük seviyelere gerilemiş durumda. Ancak piyasalardaki bu olumlu seyir, son bir iki haftadır durulmuş görünüyor. Borsa endeksi 37.000’lerde takılıp kaldı. Yüzde 11.5’lara yaklaşan bono bileşik faizlerindeki düşüş hızında da yavaşlama olduğu gözleniyor. Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 16 Temmuz’da yapacağı toplantıda 25 ile 50 baz puan arasında faiz indireceğine yönelik beklentiler olmasa, bileşik faizlerdeki düşüşün daha yavaş olacağını söylemek mümkün. Ayrıca son iki haftadır bileşik faizlerde yabancıların bonodaki alımlarının etkili olduğu da unutulmamalı. Bir bankanın fon yönetim müdürü Türk bankalarının defansif durumda olduğu bono piyasasında yabancıların yaptığı bu alımlara bir anlam veremediğini söylüyor. “Tahvil-bono almak cesaret ister, bizim bilmediğimiz bir şeyi biliyorlar herhalde” diyen bankacının bu sözleri mevcut durumu özetliyor. Peki bundan sonra ne olacak? Borsa 37.000 seviyesini kırıp yukarı gidecek mi? Tahvil-bono bileşik faizleri yüzde 11’in altına düşecek mi? Bu ortamda hangi yatırım aracı tercih edilmeli? Bu ortamda yatırım araçları nasıl bir trend izler ve buna bağlı olarak hangi yatırım aracı tercih edilmeli? İş Bankası Hazine Müdürü Senar Akkuş, Denizbank Hazine Müdürü Mehmet Artuk, TSKB Hazine Müdürü Aslı Hancı, Halk Bankası Ekonomist’i Orkide Saltık, HSBC Stratejisti Fatih Keresteci, Fortis Portföy Hisse Senedi Fonlar, Araştırma ve Özel Varlık Yönetimi Direktörü Göktürk Işıkpınar’ın bu sorulara ilişkin yorumlarından yola çıkarak, yatırım araçlarının önümüzdeki dönemde izleyebileceği rotayı çıkardık. TAHVİL-BONO: Kısa vadede ekonomide hızlı bir büyüme beklenmiyor. Bu ortamda MB’nin faiz indirimine devam etmesi bekleniyor. Yıl sonuna kadar yapılacak indirim konusundaki tahminler 1 ile 3 puan arasında değişiyor. Halen yüzde 8.75 olan MB gecelik faizlerinin bileşiği yüzde 9.14’e geliyor. Gösterge tahvilin bileşik faizi ise yüzde 11.5’a gerilemiş durumda. Yani gösterge tahvilin bileşik faizi fonlama maliyetinin yaklaşık iki puan üzerine kadar düşmüş durumda. Bir yıl ve daha kısa vadeli kağıtlarda yüzde 9’lara gerileyen bileşik faizler dikkate alındığında ‘negatif taşıma’ söz konusu… Ancak MB’nın faiz indirimine devam edeceği beklentisi, uzun vadeli tahvile olan talebin devam etmesini sağlıyor. Özellikle son iki haftada yabancıların yoğun alımları dikkat çekiyor. Kısacası tahvil-bonoda faizler kritik seviyede. Fiyat marjı al-sat için uygun değil. Fonlama maliyetine yaklaşan bileşik faizler nedeniyle özellikle uzun vadeli tahvil-bono yatırımı da önerilmiyor. Ancak MB’nın faiz indirimi beklentisi dikkate alındığında elinde bonosu olanların şimdilik satması da uygun görülmüyor. MB’nın 16 Temmuz’daki toplantıda 50 baz puanlık faiz indirimi yapması bekleniyor. Bu indirimden sonra gösterge kağıdın bileşiği yüzde 11’in altını test edebilir. Bu nedenle yatırımcılara kısa vadeli bono öneriliyor. MEVDUAT: MB’nin hızlı faiz indirimlerine yeni başladığı dönemde bankalar da mevduat faizlerini hızla düşürdüler. Ancak, son dönemdeki ölçülü indirimlerin mevduat piyasasına birebir yansımadığı görülüyor. Bu durum da MB gecelik borçlanma faiz oranı ile mevduat faiz oranları arasındaki farkın giderek açılması sonucunu doğuruyor. Yüzde 8.75 olan MB gecelik faizin yıllık bileşiği yüzde 9’a gelirken, mevduatta yüzde 12.5 seviyelerinde olan aylık faizin yıllık bileşiği ise yüzde 14’lere tekabül ediyor. Arada mevduat lehine yaklaşık 5 puanlık bir fark var. Yüzde 11.5’a gerileyen gösterge tahvilin bileşik faizi dikkate alındığında ise yine mevduat lehine 2.5 puanlık bir fark var. Yüzde 10’un altına gerileyen kısa vadeli bono bileşikleri dikkate alındığında ise fark üç puanın üzerine çıkıyor. Bu fark özellikle bilanço dönemlerinde bankaların pazar payı kaygıları nedeniyle daha da artabiliyor. Yurt dışı kaynak girişlerinin halen istenen düzeyde olmaması ve mevduatın ana fonlama kaynağı kalmasına bağlı olarak MB’nin bundan sonraki olası faiz indirimlerinin mevduat faiz oranlarına düşüş yönünde etkisinin sınırla kalması bekleniyor. Bu ortamda gerek risk açısından gerekse getiri açısından en cazip yatırım aracı mevduat olarak öne çıkıyor. DÖVİZ: Yaklaşık iki aydır dar bir bantta hareket eden döviz piyasası daha çok yurt dışına endeksli bir seyir izliyor. Dövizin yurt dışı piyasalarla korelasyonunun İMKB’ye oranla daha yüksek olduğu söylenebilir. Nitekim son iki ayda yurt dışı borsalar ve Euro/dolar paritesi de dar bantta seyrediyor. Diğer taraftan, bono piyasasındaki olumlu seyir ve yaz aylarında yaşanan döviz bolluğu da kurda aşağı yönlü baskı yaratıyor. Mevcut olumlu havayla birlikte, IMF ile anlaşma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmaması da yükselişi engelliyor. Önümüzdeki dönemde kurun, yurt dışı piyasalardaki gelişmelere ve MB’nin faiz ile rezerv politikasına bağlı olarak hareket etmesi bekleniyor. Mevcut seyrin devamı halinde bireysel ve kurumsal yatırımcıların da alım ve satım seviyeleri olarak belirlemiş olduğu düşünülen 1,50-1,60 bandının korunması bekleniyor. IMF anlaşması gibi iyimser gelişmelerin olması halinde 1.40’lara doğru bir düşüş, yurt dışında gerçekleşecek bir düzeltme hareketi veya olası bir “ikinci dalga” halinde ise 1.60’ın üzerine çıkması mümkün olabilir. ALTIN: Krizle birlikte bin doları test eden altın fiyatları, şu anda 910’lu seviyelerde seyrediyor. Halen devam eden küresel durgunluk nedeniyle diğer emtialarda olduğu gibi altın talebinde de yükseliş beklenmiyor. Önümüzdeki dönemde OPEC’in dört yıl boyunca talepte artış beklememesi nedeniyle petrol fiyatlarının baskı altında kalması ve bu durumun altın fiyatlarına da yansıması olası. Bunun yanı sıra Euoru/dolar parite etkisinin yüksekliği, altının seyrinde ABD’ de açıklanacak verilerin belirleyiciliğini de artırıyor. Bu arada son günlerde sözü edilen “ikinci dalga”nın gerçekleşmesi halinde, global krizin başlangıcında güvenli liman arayışıyla bin dolara yükselen altın fiyatlarını yeniden bu seviyelere taşıyabilir. Mevcut koşullarda ise altın için ilk destek 913 seviyesinde. Bu seviyenin altına inmesi halinde ise 895 dolar destek seviyesi olarak gözüküyor. Direnç seviyeleri ise ilk aşamada 933, ikinci olarak 947 dolar düzeyinde görünüyor. BORSA: İMKB’yi sürükleyen bankacılık sektörünün ilk çeyrekteki yüksek kar rakamlarını ikinci çeyrekte de koruması bekleniyor. Ancak, üçüncü çeyrekten itibaren kredi geri dönüşlerindeki sorunların zorladığı yeniden yapılandırılma süreçleri nedeniyle fiyatlandırma üzerinde baskı artabilir. Kredi talebinin de zayıf kaldığı bir ortamda bu durum banka karlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca yurt dışı borsalarda yaşanabilecek bir düzeltme hareketi yurt içine de önemli ölçüde yansıyabilir. Şu anda 40.000 seviyesi zor görünmekle birlikte denenebilir. Olumsuz senaryoda ise 30.000-33.000 bandına doğru bir çekilme söz konusu olabilir. REPO: Mevcut likidite koşulları değişmediği sürece MB faiz indirimlerinin birebir yansıdığı repo, diğer yatırım araçlarına öre cazibesini kaybetmiş durumda. Ancak, düşük getiriye rağmen likit kalma isteğini sürdüren yatırımcılar için bir tercih olabilir. Ayrıca şirketler için günlük, haftalık gibi kısa vadeli fonları değerlendirmek için de bir alternatif olarak dikkate alınabilir.
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)