Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
---|---|---|---|
AKBNK | 52,55 | -0,57 | 273.260.000.000,00 |
ALBRK | 6,18 | 0,16 | 15.450.000.000,00 |
GARAN | 114,00 | -2,65 | 478.800.000.000,00 |
HALKB | 20,30 | -3,15 | 145.850.994.252,60 |
ICBCT | 12,83 | -0,23 | 11.033.800.000,00 |
ISCTR | 12,12 | -1,46 | 302.999.636.400,00 |
SKBNK | 5,01 | 1,42 | 12.525.000.000,00 |
TSKB | 10,99 | 0,18 | 30.772.000.000,00 |
VAKBN | 23,26 | -0,94 | 230.644.334.624,98 |
YKBNK | 23,96 | -0,83 | 202.391.348.764,64 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
FINANSGUNDEM.COM – DIŞ HABERLER SERVİSİ
Dünya ekonomisi yüksek enflasyonla mücadele ederken ekonomik büyümeden feragat ediyor. Durgunlaşan ekonomi zayıf büyüme yaratsa da iş gücü piyasalarındaki sıcaklık devam ediyor. Ekonomistler bu durumun artık tarihsel bir gerçeklik olarak kabul edilmesi gerektiğini düşünüyor. Uzmanlar göre bu durumun iki ana nedeni bulunuyor: Yaşlanan nüfus ve görece düşük göç.
The Wall Street Journal’dan Tom Fairless ve Megumi Fujikawa’nın haberine göre, Berlin’den Tokyo’ya kadar gelişmiş ekonomilerde büyüme yavaşlıyor ya da negatife dönüyor ancak iş gücü piyasaları tarihsel olarak sıcaklığını korumaya devam ediyor. Ekonomik üretim Haziran ayına kadar olan üç aylık sürede daralmasına rağmen Temmuz ayında maaşlı çalışan sayısının yarım milyondan fazla arttığı ve işsizlik oranlarının pandemi öncesi en düşük seviye olan yüzde 3,5’a düştüğü ABD’de, iş gücü piyasasındaki sıcaklık gündemin ana maddesini oluşturuyor. İrdelenmesi gereken ise aynı durumun dünyanın her yerinde ortaya çıkıyor oluşu.
İşsizlik düşüyor, işçi kıtlığı üretimi engelliyor
Finansgundem.com’un derlediği bilgilere göre, Almanya’da büyüme Haziran ayına kadar olan üç aylık sürede durdu ve enerji kaynakları kurudukça ülke ekonomisi yakın tarihli bir resesyonla karşı karşıya durumda. Ancak işsizlik oranı son 40 yılın en düşük seviyesine yakın seyrediyor ve şirketlerin neredeyse yarısı işçi sıkıntısının üretimi engellediğini düşünüyor. İşsizlik rakamları sadece Almanya’da değil, Euro bölgesinin tamamında rekor düzeyde düşük seyrediyor. Yeni Zelanda ekonomisi yılın ilk üç ayında küçülse de işsizlik oranı yüzde 3,3 ile onlarca yıllık sürecin en düşük seviyesinde kalmaya devam ediyor.
Bu durum, ABD’de ve Avrupa’nın bazı bölgelerinde ekonomik büyümenin hızlandığı ancak işsizliğin dramatik boyutta yüksek kaldığı 2008 ekonomik krizinden sonra teşhis edilen ‘işsizlik ve toparlanma’nın tam tersi bir duruma işaret ediyor.
İngiltere ekonomisi işsizlikte artış bekliyor
Mevcut ikilemin uzun süreceğinin bir garantisi elbette bulunmuyor. Merkez bankaları yüksek enflasyonu dizginlemek için faiz oranlarını artırmaya devam ediyor ve bunun da zamanla iş gücü talebini azaltamaya yol açacağı öngörülüyor. İngiltere Merkez Bankası politika faizini yarım puan artırarak yüzde 1,75’e yükseltiyor ve işsizliği pandemi öncesi düşük seviye olan yüzde 3,8’den yüzde 5,5’e çıkaracak uzun bir resesyon dönemi öngörüyor.
Yine de düşük büyümeyi ilk deneyimleyen Japonya örneğine bakılırsa önümüzdeki yıllarda çok düşük işsizlik verileriyle karşılaşmak olası görünüyor. Japonya’da otuz yıl boyunca büyüme ortalama yüzde 0,8 civarında seyrediyor ve bazı yıllar düşük bazı yıllardaysa negatif gelirken işsizlik oranı hiçbir zaman yüzde 5,5’in üzerine çıkmıyor. Japonya’da işsizlik oranı 2010 yılından beri ise istikrarlı şekilde düşüyor ve bugün yüzde 2,6 seviyesinde seyrediyor. Bu oran, pandemi öncesi en düşük seviye olan yüzde 2,2’ye oldukça yakın bir oran olarak göze çarpıyor.
Yaşlanan nüfus ve düşük göç
Ekonomistler bunun nedeninin pandemi sırasında diğer gelişmiş ekonomilerde daha belirgin hale gelen yaşlanan nüfus ve görece düşük göç oranı nedeniyle ortaya çıkan sıkı iş gücü piyasası olduğunu söylüyor.
Pandemiden önceki yıllarda Japonya küçük çocuklu ailelerin çalışmasını kolaylaştırmak, görece yaşlı çalışanları işte tutmak ve göçmen çalışanları üzerindeki kısıtlamaları gevşetmek amacıyla yabancı öğrencilerin haftada 28 saat çalışmasına izin vermek gibi adımlar atmıştı. Ancak bu önlemler etkisini gösterirken araya pandemi süreci girdi ve Japonya sınırlarını çoğu yeni işçiye kapatmak durumunda kaldı.
Tokyo'da bir işletme sahibi olan Masaya Konno, çalışan sıkıntısı nedeniyle geçen ay Japon tarzı hizmet veren barını geçici olarak kapatmak zorunda kaldığını belirtiyor. Ücretini saatte 1.300 yene (yaklaşık 10 dolar) çıkardıktan sonra bile, ki bu bir yıl önceki ücretlerin 100 ila 200 yen üzerine denk geliyor, yine de yeterli çalışan bulamadığını söylüyor. Bay Konno, “İşçi sıkıntısının üstesinden gelemiyoruz” diyor.
Okun Yasası uyarınca, potansiyelin altında gerçekleşen üretimde yaşanan yüzde 1’lik bir düşüşün işsizlikte yarım puanlık bir artışa neden olacağı kabul ediliyor.
Okun Yasası ve istisnası
İşsizlik ve büyüme, ilk kez 1962 yılında Yale Üniversitesi’nden Ekonomist Arthur Melvin Okun’un adını taşıyan ve Okun Yasası olarak bilinen öngörülebilir bir ilişkiyi gösteriyor. ABD’de, Okun Yasası uyarınca, potansiyelin altında gerçekleşen üretimde yaşanan yüzde 1’lik bir düşüşün işsizlikte yarım puanlık bir artışa neden olacağı kabul ediliyor. Ancak Johns Hopkins Üniversitesi Ekonomi Porfesörü Laurence Ball, bu ilişkinin saat başına işçi çıktısı ve iş gücü büyümesi gibi faktörlere bağlı olarak değişebileceğini söylüyor. Bu bakışa göre, daha az çalışan ve iş arayan varsa büyüme zayıf olsa bile iş gücü piyasası sıkı kalabiliyor.
Gerçekten de 2020 yılından bu yana ABD’de iş gücü yaklaşık yarım milyon azalırken, aynı dönemde Almanya’da 350 bin, Birleşik Krallık’ta da yaklaşık 550 bin azalma gözlendi.
ABD’ye yıllık göçmen girişi 2015-2016 yıllarında bir milyondan fazla iken, 2020-2021 yıllarında yaklaşık çeyrek milyona kadar geriledi.
Pandemiyle birlikte göç yavaşladı
Hükümetler Kovid-19 ve türevlerini dışarıda tutmak için ülkeye girişleri kısıtladıkça gelişmiş ekonomilerde de göç yavaşlıyor. Hükümet verilerine göre Yeni Zelanda’ya çalışma vizesi ile gelen kişi sayısı 2019 yılı Haziran ayında yaklaşık 240 bin kişiyken, 2021 yılı Haziran ayında ise sadece 5 bin kişiye düştü. ABD’ye göçte yaşanan yavaşlama ise Trump yönetiminin hem yasadışı hem de yasal göçmenleri engellemek için bir dizi politikaya başvurduğu 2017 yılında başladı. ABD Nüfus Sayım Bürosu verilerine göre, ABD’ye yıllık göçmen girişi 2015-2016 yıllarında bir milyondan fazla iken, 2020-2021 yıllarında ise yaklaşık çeyrek milyona kadar geriledi. Bu süreçte, yaşlı işçileri de Kovid-19’a yakalanmamak için iş gücünden ayrıldı; bazı genç yetişkinler ise çocuklarına ve diğer aile üyelerine bakmak için çalışmayı bıraktı.
2020 yılından bu yana ABD’de iş gücü yaklaşık yarım milyon azalırken, aynı dönemde Almanya’da 350 bin, Birleşik Krallık’ta da yaklaşık 550 bin azalma gözlendi.
Aşılar iş gücüne dönüşü hızlandırıyor
Bugün gelinen noktada ise aşıların Kovid’den kaynaklı ciddi hastalık ve ölüm riskini azalttığına dair işaretlerle birlikte işçilerin iş gücüne geri döndükleri gözleniyor. Göç de yeniden başlıyor. Yeni Zelanda’da çalışma vizesi ile gelenlerin sayısı Haziran ayında neredeyse 5 bine yükseldi. Bu gelişmeler, işsizliğin ekonomik çıktıdaki değişikliklere daha fazla yanıt vermeye başlayacağı anlamına geliyor.
ABD’de yaşlı nüfus işe dönmeyi hala düşünmüyor
Ancak diğer kuvvetler bunu engelleyebilir. ABD’de yaşlı insanlar henüz işe dönmeyi düşünmüyor. 65 yaş ve üzerindeki çalışanların iş gücüne katılım oranı 2020 yılı başlarında görülen yüzde 26 seviyesinden yüzde 23’e düşmüş durumda. Hızla yaşlanan Almanya ve İtalya’nın önümüzdeki on yılda emeklilik nedeniyle milyonlarca işçi kaybetmesi bekleniyor. Bu da iş gücü sıkıntısının devam edeceğini gösteriyor.
Euro Bölgesi'nde işsizlik değişmedi
Brezilya'da işsizlik 7 yılın en düşük seviyesinde
ABD’de işsizlik maaşı başvuruları 4 hafta sonra geriledi
İngiltere'de işsizlik yüzde 3,8
ABD'de tarım dışı istihdam verileri açıklandı
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.