Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...
Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
---|
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
FINANSGUNDEM.COM - DIŞ HABERLER SERVİSİ
Siyasilerin acilen çözüm bulması gereken kritik bir konu, İngiltere, ABD ve küresel ekonomiyi tehdit altında bırakacak miktardaki borçlar. Aynı zamanda Çin’in hem batıya hem de gelişmekte olan ülkelere borç veren önemli bir ülke konumuna gelmesinin etkisinin ne olacağı sorusuna da cevap bulmaları gerekiyor. IMF ve Dünya Bankası ekonomileri pandemi sürecinde büyük borçlar almak için finansal piyasalara erişme konusunda teşvik etti. IMF Başkanı Kristalina Georgieva, “önemli olan tek bir şey var, cesaret edebilmek” dedi. Ancak küresel borç tablosu oldukça tehlikeli.
Küresel borçların gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı, %320 ve sürdürülemeyecek bir seviyede. Belki de daha endişe verici olan, Çin’in önemli bir kreditör olarak öne çıkmış olmasının, borçla ilgili yarattığı endişelerin sadece ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik de olması. Çin ABD’ye borç veren ülkelerin başında geliyor. Aynı zamanda, gelişmekte olan ekonomilere de en çok borç veren ülke. ABD ve Çin arasındaki gerilimli ilişkiler ve Çin’in aynı zamanda birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin en büyük ticaret ortağı ve doğrudan yatırımcısı olması, borçların yeniden yapılandırılması, hatta ödemelerin ertelenmesi konusundaki müzakerelerin kapsamını kısıtlayacak.
Bu durum Pekin’in ticarette koşulları belirleme konusunda elini güçlendiriyor. ABD ve Çin arasında borç konusunda bir anlaşmazlık yaşanması, tüm dünyada etkisini gösterecek. Çünkü ABD hükümet tahvilleri, yatırımcı için en risksiz referans olmaya devam ediyor. Pandemi ortaya çıkmadan önce bile, ekonomistler ve siyasiler sürdürülebilir seviyeleri aşan borçlarla ilgili endişelerini dile getirmişti.
Örneğin 2019’un Mart ayında İngiltere’nin Bütçe Ofisi, yaşlanan nüfus ve Brexit’in harcamaları yukarı yönlü baskılayacağı ve hükümetin 2025-2026 için bütçe dengeleme hedeflerine ulaşma ihtimalini düşüreceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Aynı şekilde, ABD’nin Bütçe ofisi de 2030 yılında ABD’nin parasal konumunun güçleşeceğine dair uyarı yapmış, bütçe açığının %5,4’e ulaşacağı tahmininde bulunmuştu. Bu rakam ise son 50 yılın büyük bir bölümünde görülen %1,5’luk oranla kıyaslanmıştı. Bütçe açığının önde gelen nedenleri arasında, sağlık ve sosyal güvenlik yükümlülükleri gösterilmişti.
Korona virüs sağlık ve ekonomi endişeleri sonrasında, İngiltere’de ve ABD’de borçların gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı %100’ün üzerinde artış gösterdi. Financial Times’ın haberine göre bunun gelecekteki ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemesi bekleniyor. İngiltere’de 2020’nin başında, İngiliz hane halkları, neredeyse hükümet kadar borçlanarak, 1,7 milyar sterlin borç aldı. ABD’de hükümet, hane, kredi kartı, otomobil kredisi ve öğrenci kredisi gibi her borç kategorisinde 1 trilyon dolar artış görüldü. Aynı zamanda ABD’nin şirketlerinin %20’si, faaliyet göstermeye devam eden ancak borçlarını ödeyemeyen zombi şirketlere dönüştü.
İngiltere’nin manevra yapacak alanı kalmadı. Ülke borç piyasalarının güvenini kaybetmedi ve 10 yıllık tahviller, Ocak ayındaki %0,75’e kıyasla, %0,25 seviyesinde. Aynı zamanda ortalama olgunlaşmanın 20 yılda olmasıyla da, acil bir geri ödeme baskısı yok. İngiltere’de faiz oranlarının uzun bir süre düşük kalacağına dair beklentiler de olduğu için, borçların maliyeti daha düşük olacak. Küresel olarak, gayrisafi yurtiçi hasılada büyüme, parasal harcama kesintileri, kurtarma paketleri ya da para basma gibi aşırı borcu yönetmenin geleneksel yöntemlerinin bir çoğu artık mümkün değil.
IMF’nin 2020 için küresel büyüme tahminleri %-4,4’te ve borç çıkmazından kurtulma ihtimali düşük görünüyor. Aynı zamanda, tarihin en düşük faiz oranları ve merkez bankalarının bilançolarının halihazırda 2008 finansal krizinin etkisi altında olmasıyla da borçları yönetmek için daha fazla parasal politika kullanacak alan kalmadı. Hükümetlerin kamu harcamalarını kesecek bir fırsat bulamadığı bu zamanda, siyasilerin hızlı hareket etmesi ve gelecekteki borç krizlerini ve iflas senaryolarını ustalıkla önlemesi gerekiyor.
Hükümetlerin, iflas tehditleriyle kreditörleri müzakereye mecbur etmek gibi agresif seçenekleri gözden geçirmesi gerekebilir. İklim değişikliği gibi acil konulara eğilmek bir süre için mümkün olmayacak. Bu küresel ekonomi ve insanlığın ilerlemesi için yıkıcı olacak.
ABD'de dış ticaret açığı azaldı
Almanya ekonomisinde 3 çeyrekte olumlu seyir
Trump'tan 'Kocalarınızı işe geri döndüreceğim' vaadi
Çin kreditör olamaz, rezerv para usd iken bu çok saçma... mantık kullanmamışsınız öylesine haber yapmışsınız...
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.