
Bu tespit üzerine işadamı Onur Ağım’a dava açıldı. Ağım ifadesinde imzayı kendisinin attığını doğruladı. Ağım savcılık ifadesinde, “Eşimin çok işleri vardı. Onun yerine kendim imza attım. Olayda suç kastım yoktur” dedi. Ancak iş adamı mahkemedeki ifadesinde çark etti ve oğlunu yurt dışına götürmek için evrakların hazırlanması için uğraştığını belirterek, “Noter işyerime geldi. Burcu hanım da işyerimdeydi. İmzalar atılmadan önce Burcu’nun telefonu çaldı. Konuşması epey uzadı. Burcu bana ‘sen imzala Noter’e ver’ dedi. Onun telkin ve rızasıyla noterin beklememesi için imza attım” dedi. Ağım’ın bu iddialarını eşi Burcu Ağım (Özer) ise reddetti. İmzanın kendisine ait olmadığını belirterek, “Belgenin imzalanması için sanığa herhangi bir talimat vermedim” dedi.
Sanık avukatı Kezban Hatemi’nin de savunması dikkat çekti. Onur Ağım’ın avukatı Hatemi “Müvekkilimde hafif derecede zeka geriliği vardır. Müvekkilim böyle bir düzenek içinde olmasına fiilen imkan yoktur” diye savunma yaptı. Ancak mahkeme sanığın ve avukatının savunmasına itibar etmedi. Mahkeme sanık Ağım’ı ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan aldığı 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.
Yargıtay onayladı hapis yolu göründü Dosya sanık avukatlarının itirazı üzerine Yargıtay’a gitti. Yıllar süren incelemenin ardından dava dosyası Yargıtay tarafından geçtiğimiz günlerde onaylandı ve iş adamına verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası kesinleşti. Bu karar ile cezaevi yolu gözüken iş adamının kısa bir süre de olsa hapse girmesi bekleniyor. Yargıtay tarafından onaylanan dosyanın yerel makemeye gönderilmesinin ardından infaz işlemlerine başlanacak.